İsminden de anlaşılacağı gibi Türkiye doğumlu, Rus edebiyatı sevdalısı, Alman felsefesi meraklısı ve eser miktarda da Batı uşağıdır.
İlk önemli tartışmasını ailesine karşı kazanarak ABD’ye elektronik mühendisliği okumaya gitti ve bugün standart olan çok antenli Wi-Fi teknolojisinin geliştirilmesinde önemsiz bir rol oynadı. Bir yandan da insanlık için yaptığı bu hayır hasenatı dengelemek için “Ekşi Sözlük” denen şer yuvasında felsefe, tarih, popüler bilim
konularında yazdığı uzun ve kimsenin okumadığı yazılarıyla tanınmamaya başladı.
Ne yazık ki akademide ve Ekşi’de umduğu kadar para, seks ve kaliteli viski bulamayınca özel sektöre atıldı. Yaklaşık 10 sene boyunca mühendis olarak çalışırken, bir defa bile kareli gömlek giymediği rivayet edilir. Bir noktada orta yaş krizi kavramını tamamen yanlış anlayıp işi gücü bıraktı ve gönüllülük yaparak seyahat etmeye başladı. Nepal köylerinde bol bol koyun güttü, Japon pazarlarında meyve sebze sattı. Bir müddet de Himalayalar’da hayatın anlamını aradıktan sonra, kutsal mühendis ukalalığı baskın çıktı ve “Ben demiştim, bu adamların bir şey bildiği yok” diyerek medeniyete döndü.
Zamanında teknik danışmanlık için gittiği şirketlerde, küçücük çocuklar gibi kavga eden o dev yönetici egolarının arasında arabuluculuk yapmaktan aldığı ilhamla grup dinamikleri, karar verme psikolojisi, eleştirel düşünme gibi konularda çeşitli kurslara katıldı. Tahmin edeceğiniz gibi “Ben bunları biliyordum zaten,” diye diye sonunda kendi kurslarını hazırladı ve uluslararası komplo camiasının 1 numaralı ismi George Soros’un üniversitesinde davranışsal
ekonomi seminerleri verdi.
Şu anda bir yandan bu seminerleri liselere yaymakla meşgul, bir yandan da Fularsız Entellik podcasti ve bloğu aracılığıyla meraklı zihinleri zehirliyor. Normalde kendinden üçüncü tekil şahıs şeklinde bahsetmiyor ve her gün en az bir düzine safsata yapıyor.


